Rant Devletlerine Uluslararası Bir Bakış
31 Ocak 2017
Sabire Merve ERDEM (1 article)
0 Yorum
Paylaşın!

Rant Devletlerine Uluslararası Bir Bakış

Dünya ekonomisini ele aldığımızda, göze çarpan ilk tablo, kuşkusuz büyük ve küçük ölçekli ekonomiye sahip ülkeler arasındaki uçurum olmuştur. Bu uçurumun arkasında bir çok neden yatmaktadır. Verimlilik dolayısıyla üretim faktörlerine bağlı bu nedenler arasında en öne çıkan ise doğal kaynak geliri olarak bilinen rant olmuştur. Ulus devlet öncesi, feodal yapı etrafında şekillenen kıta Avrupa’sında ortaya çıktığı kabul edilen rant, günümüze dek tartışılagelen bir kavram olmuş, devletleri iyi veya kötü anlamda etkilemiştir. Makalede ranta bağlı devlet ekonomileri bağlamında, uluslararası sistemdeki rant devleti düşüncesi tartışılacaktır.

Rant Devletlerinin Doğuşu

En genel anlamıyla, olayların sonucunu etkileme yeteneği olan güç kavramı, küresel siyasette karşımıza, bir ülkenin diğerlerinin müdahalesi olmadan kendi işlerini yürütebilmesi olarak çıkmaktadır. Bununla birlikte güç kavramı, uluslararası ilişkiler disiplininde; yetenek olarak güç, ilişkisel güç ve yapısal güç olarak bölünmüş şekilde ele alınabilmektedir. Yetenek olarak güç; bir nitelik veya sahip olunan şeydir, bu yaklaşım ulusal gücün unsur ve içeriklerini listelemektedir. Bu unsur ve içerikler arasında, her zaman önemli bir yer arz eden şüphesiz doğal kaynaklar olmuştur. Ülkedeki doğal kaynak varlığı her durum için bir zenginlik değil ekonomik büyümeyi zora sokan bir unsur da olabilmektedir. Herhangi bir gayret içine girmeden, doğal kaynak satışı yoluyla elde edilen yüksek rant geliri yani kısaca hükümetlerin doğal kaynaklarını dış ülkelere kiralaması sonucunda rant devletleri ortaya çıkmıştır.

Öne Çıkan Rant Devletleri

Giacomo Luciani’nin tanımına göre ülke toplam gelirinin yüzde 40’tan fazlasını tek bir doğal kaynak ihracından elde ediyorsa, rantiyeci ekonomidir. Bu tek doğal kaynaktan elde edilen gelirin ülkenin toplam gelirine oranlanmasıyla rantiyeci devletler belirlenmektedir. Bildiğimiz gibi dünyada öne çıkan, rant sağlanan tek doğal kaynak geçmişten günümüze petrol olmuştur. Petrol ihracatının, ülke toplam geliri oranlarına baktığımızda, bu tanıma uyan ülkelerin genellikle Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri olduğunu söylemek gerekir. Petrol açısından oldukça zengin olan bu ülkelerin genel özelliklerini incelediğimizde, yüksek rant gelirlerine rağmen ekonomik büyümelerinin yavaş olduğunu görürüz ve elde edilen gelirlerin yüksekliği sebebiyle ihtiyaç duyulmadığı için vergiler minimum düzeyde tutulmakta ya da istenmemektedir.

Rant devletlerinin öne çıkan bir başka özelliği ise hükümet ve hükümete yakın ailelerin(şirketlerin) zengin olmasıdır. Bunun altında yatan etken, rantın hükümet eliyle hükümete yakın şirketler üzerinden yapılmasıdır. Körfez ülkeleri, buna verilecek en iyi örnektir. Rant devletlerine ülke ülke örnek verecek olursak, Dünya Kalkınma Göstergeleri içindeki petrol ihracatının toplam gelir içindeki payına bakmamız yeterli olacaktır. Bu oranları göz önüne aldığımızda; Cezayir, Gana, Nijerya, Sudan, Irak, Kuveyt, Katar, Umman, Suudi Arabistan ve Yemen ön plana çıkmaktadır. Bunlara ek olarak Kaddafi’nin Libya’sını listeye eklemek yanlış olmayacaktır.

Kaynak Laneti Bağlamında Rant Devletleri

Doğal kaynak yönünden zengin ülkelere göz attığımızda, fakir ve karışık ülkeler olduğu görülmektedir. Bunu hazırlayan alt yapı kesinlikle sahip olunan doğal kaynakların yanlış kullanılmasıdır. Bu süreç, ekonomik dengesizlikler doğurmaktadır; enflasyon ve kamu harcamalarında genişleme ve daralmalara neden olabilmektedir. Bununla birlikte doğal kaynak ihracatının ön plana çıkmasıyla diğer sektörler bu verimlilik düzeyini yakalayamadıkları için, ekonomik çeşitlilik azalmaktadır.

Ekonomik zararları bir kenara bırakıp, siyasi zararlara yöneldiğimizde, yüksek rant gelirlerinin yönetimin niteliği ve kalitesini kötü anlamda etki altına aldığını görürüz. Ayrıca, bu siyasi yozlaşma sürecinde halktan vergi toplanmasına ihtiyaç duymayan hükümetin gözünde halk, dikkate alınacak bir topluluk olmaktan uzaktadır. Ekonomik ve siyasi zararlar neticesinde ise doğal kaynaklar, çatışmalara ve ülke içindeki kargaşaya neden olabilmektedir.

Sonuç

Gücün yeteneklerle ile ölçülmesine doğal kaynaklar bağlamında bakacak olursak, çoğu zaman potansiyelden ileri gidemediği açıkça görülmektedir. Bu potansiyel gücün yanlış kullanımıyla, rant devletleri ortaya çıkmıştır. Rant devletlerinin ortaya çıkışı, ekonomik dengesizlikleri, siyasi yozlaşmayı akabinde ülke içi kargaşayı beraberinde getirmiştir. Buna verilebilecek en iyi örnek Kaddafi Libya’sıdır. Yüksek rant gelirlerine bağlı olarak vergilendirme olmamış ve elde edilen gelirler halkla yeterince paylaşılmamıştır. Bunlar, birinci olarak vergisini ödemediği hizmetlerden hesap sorma hakkını elinde bulunmayan halkı oluşturmuş; ikinci olarak ise halkın ulusal kaynaklardan elde edilen gelirlerde pay sahibi olması engellenmiştir.

Yaşananlar, en nihayetinde Libya’da bir iç savaşa neden olmuş, Kaddafi’nin halkı tarafından linç edilerek öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. Linç sırasında elde edilen kayıtlarda Kaddafi’nin ”..ben, sizin babanızım..” dediği anlar hafızalardan silinememektedir.
Tüm bu bilgiler ışığında ”siyasi ve kültürel yapının belirleyicisi sosyal ve ekonomik alt yapı” savunucularının haklı olduğunu söylersek yanlış bir şey söylemiş olmayız.

 

Sabire Merve ERDEM

KAYNAKÇA

Sabire Merve ERDEM

Sabire Merve ERDEM

Yorumlar

Yorum Yapın! Yorumlarınız bizim için önemli bir yorum yapın!

Yorum Yapın!

Bilgileriniz Güvende! Mail adresiniz ve kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. *