Klasik Kolonilicilikten Sıyrılış “Liberya”
6 Mart 2017
İbrahim SAKIN (3 Yazı)
0 Yorum
Paylaşın!

Klasik Kolonilicilikten Sıyrılış “Liberya”

Afrika ülkelerinin tarihlerine şöyle bir göz atan bir kişi bu ülkelerdeki sömürgecilik düzeyini az çok tahmin edebilmektedir. Dünya sisteminin değişen görünümünün altında kalan, eskiyen sistem olan kolonileşme sistemi bu coğrafyada kendini görece yüksek ya da düşük düzeyde göstermektedir. Yine bu coğrafyaya tabii olan Liberya ise kolonileşme sisteminin içine çok daha farklı bir süreç ile girmiştir.

Afrika sömürgeciliği XVII. Ve XVIII. yüzyıllar boyunca daha ziyade Afrika kıtasının batı ve güney sahil şeritlerinde kurduğu ticaret kolonileri vasıtasıyla köle satın almanın ötesine fazla bir varlık gösteremedi.(1)
Avrupa sömürgeciliğinde Afrika yerlilerinin ne can ne de mal güvenliği bulunuyordu. Ellerindeki araziler alınarak Avrupa’dan fakir köylülere dağıtıldığı gibi kendileri zorla ya bu arazilerde çalıştırılıyor veya ülkelerini sömüren ülkelerin Güney Amerika, Karaib Denizi, Büyük Okyanus ve Hint Okyanusunda bulunan diğer sömürgeleriyle anlaşmak için işçi statüsü adıyla götürülüyorlardı. XX. yy başından itibaren ise Avrupa’daki önemli fabrikaların bulunduğu şehirlere, maden ocaklarına çalıştırılmak üzere düşük ücret mukabilinde taşındılar. (2)
Genel Afrika sömürgecilik tarihini yukarıdaki şekliyle açıklığa kavuşturan Ahmet Kavas’ın da ifade ettiği gibi Afrika sömürgeciliği köle alımları XVII. yy da devam etti. Lakin XIX. yy başlarken gelişen teknoloji; özellikle tarımda yeni makinelerin –pamuğu kabuğundan ayıran makine gibi- keşfiyle köle olarak çalıştırılan Afrikalılar bulundukları ülkelere artık ekonomik olarak yük olmaktan başka bir şey değildiler sömürgeci ülkelerin gözünde.

1815 yılına gelindiğinde ise Napolyon Savaşları sonunda imzalanan Viyana Kongresi ile köleliğin kaldırılması kabul edilmiştir. Bu kararın sonucu olarak (!) ise ülkelerde köle olarak bulunan Afrikalı insanlar özgürlüklerine kavuşturulmuşlardır. Afrikalı insanların özgürlüklerine kavuşturulmasındaki temeldeki iki amacı ise teknolojinin gelişmesinden dolayı ülkelere ekonomik yükümlülükten başka bir katkı sağlamayan bu insanları geldikleri yere göndermek ve nüfussal olarak giderek büyüyen ve özgürlük bahşedilmiş(!) bu insanların siyasal düzeni tehdit etmeye başlaması korkusudur. Bu korku ile yaşamaktansa anavatanlarına göndermek daha akılcı bir çözüm yolu olacaktır.

Avrupa ülkelerinin birçoğu ve Amerika bu düşünceler ile Afrikalı insanları geri göndermeye başlamıştır. Tabii ki bu insanlar üzerindeki hâkimiyetlerini sürdürecektirler fakat Afrikalıların kendi topraklarında. Neticede bu dönemin sonunda Afrika üç yeni ülkeye kavuştu; ilki İngilizlerin Sierra Leone’si -ki başkenti “özgür şehir” manasındaki “freetown”- ,ikincisi Fransızların Gabon’u ve yine başkenti “özgür şehir” manasındaki “Libreville” , sonuncu olarak ise Amerika Birleşik Devletlerinin özgür kent anlamındaki ülkesi Liberya.

Yazımızın temel konusu olan Liberya (Cumhuriyeti) tarihi de bu olaylarla başlar. Amerika Birleşik Devletleri üzerindeki ekonomik ve siyasal yükü kaldırmak için eski köle olan vatandaşları anavatanlarına Amerikan Kolonizasyon Şirketi (American Colonization Society) aracılığı ile göndermiştir.

Gönderilen Afrikalılar anavatanlarına adım attıklarında tarihler 1820li yılları gösteriyordu. Yerleşimler ise 1847 yıllarına kadar devam etti. 1847 yılında ise Liberya bağımsızlığına kavuştu. Lakin bağımsızlığına kavuşmuş olmasına rağmen 1980 yılına kadar geçen dönem boyunca Amerikan asıllı devlet başkanlarınca yönetildiler.
Yönetime karşı ilk başarılı girişim 1980 yılında Krahn (Wee) kabilesine bağlı Samuel Doe ile olmuştur. Samuel Doe askeri darbe ile başa gelmiştir. Fakat Liberya’nın makûs tarihi bundan sonraki süreçte çok da iyi seyredememiştir. Çünkü kabilesine çok bağlı olan yeni lider nedeniyle kabileler arası çatışmalar vuku bulmuştur.

1985te yapılan seçimlerde nüfussal özelliklerden dolayı seçimi kazanan Samuel Doe, dönemin genelkurmay başkanı tarafından Samuel Doe’nun yöntemi olan askeri darbe ile başa gelmek istese de bu girişimine muvaffak olmamış ve sonu idam olmuştur. Doe, sonraki dönemde eskiden ülkesindeki yöneticilerine başkaldırdığı Amerika Birleşik Devletleri ile oldukça iyi ilişkiler kurmaya başlamış hatta mali destek almıştır.

“1980’de iktidarı ele geçiren Samuel Doe ve yardımcısı Charles Taylor arasında oldukça farklı bir durum vardı. Taylor, Doe’nin hükümetinde hizmet ediyordu. Taylor ve Doe gerçekten çok iyi arkadaşlardı. Ben de o sıra Yeni Liberya Gazetesi’nde başyazardım. Şahsi gözlemlerimden hareketle söyleyebilirim ki, ikisi gerçekten iyi dosttu. Ancak daha sonra anlaşmazlığa düştüler ve araları bozuldu. Doe başkan iken, Taylor da istihbaratın başındaydı. Hükümet mülklerini, araçlarını, her şeyi kontrol ediyorlardı.” diye söz eder Liberya eski bakanlarından ve büyükelçilerinden Emmanuel Bowier Samuel Doe yönetiminden.

Nitekim Taylor (Charles McArthur Ghankay Taylor), Liberyalı bir ailenin çocuğu olmasına rağmen öğrenimini ABD’de tamamlamıştır. Ve ülkesinde geri döndüğünde üst düzey bir yetki almayı başarmıştır. 1986’da Liberya’da yeni anayasa ilan edilmesiyle birlikte Taylor, Doe’ya olan desteğini çekmiş 1989 yılında ise milis kuvvetler toplayarak ve halktan da destek alarak “Milliyetçi Vatansever Cephe” adıyla isyan başlatmıştır. Ve girişimi sonucunda Doe alaşağı edilmiştir.

Taylor’ın isyanı başarılı olunca Amerikan asıllı bir devlet başkanı olarak eski otokratik geleneğe dönüşü sağlamayı başarmıştır. Kendisini hem devlet başkanı hem de hükümet başkanı ilan eden Taylor, Samuel Doe’yu da, Cephe üyelerinden Prince Jhonson’a bağlı kuvvetlere 9 Eylül 1990 tarihinde katlettirmiştir.(3)
Öte taraftan Taylor’un otokratik yönetiminden memnun olmayan ve önceki dönemde komşu ülkelere sığınan Liberya Silahlı Kuvvetleri üyeleri demokrasiyi yeniden getirmek için Birleşik Liberya Kurtuluş Hareketini (ULIMO) kurdular. Ve fiiliyatlarının başlaması büyük bir yankı uyandırarak sadece kendi ülkeleri değil çevre ülkeler için de tehdit oluşturmaya başladı.
Olayları durdurmak için Batı Afrika Devletleri ekonomik Topluluğu’nun (ECOWAS) girişimiyle 1990 yılında, Gambia’da, Liberya Geçici Ulusal Hükümeti kurulmuş ve kurulan bu hükümetin başına Dr. Amos Claudius Sawyer getirilmiştir. Ancak 1990-1994 arasında iktidarda kalma mücadelesi veren bu hükümeti Charles reddederek ülkede iç savaş başlatmıştır. İç savaş, ancak ABD, BM, Afrika Birliği Teşkilatı, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun girişimleriyle ve Taylor’a çeşitli tavizler verilerek durdurulabilmiştir.(4)
Taylor, beş kişiden müteşekkil bir geçiş hükümetinin Liberya’yı yönetmesini kabul etmiştir. 1989 yılından 1996 yılına dek Liberya’da yaşanan iç savaş, 200.000 insanın hayatını kaybetmesine, yerinden edilen yaklaşık bir milyon insanın ise çevre ülkelerde mülteci olarak hayatlarını idame ettirmek zorunda kalmasına sebebiyet vermiştir.(5)

        Liberya Cumhuriyeti’nde yapılan 1997 seçimlerinde Charles Taylor oyların dörtte üçünü alarak iş başına geldikten sonra işsizlik ortalama %75 ve okuma yazma oranı %25 civarında idi. Fakat Taylor’ın bunlarla ilgilenmeye niyeti yoktu. Bu da haklı dolaylı yoldan şiddete itti.

Taylor, çevredeki ülkelerce Sierra Lİone’deki isyanı desteklemekle suçlanıyordu. Uluslararası arenada da BM bu olaylara müdahil oldu ve 2001’de yaptırım uyguladı. Sürecin devamında ise Gine’de başlayıp Taylor’u alaşağı eden bir isyan vardı. Bu dönemi Emmanuel Bowier şöyle anlatır; “ Başkan George Bush, Monrovia’ya Taylor’a bir anlaşma yaptıklarını söylemek üzere bir delege göndermişti. Çünkü Liberya’da petrol var. Bush, petrol çıkartmaya yarayan makineleri getirmek için bu bölgede bir şirket kurmuştu. Bush, petrolün %60’ını kendilerine almayı, %40’ını da Taylor’a vermeyi teklif etmişti. Taylor bu teklifi kabul etmedi ve tam tersi bir teklif gönderdi. Bush da bu teklifi kabul etmedi. Bu anlaşmazlık Taylor için pahalıya mal oldu. Yaklaşık iki ay içerisinde ülkenin batısından ve doğusundan gelen iki ayrı grup Taylor’u alaşağı etti.”

2005 senesinde Liberya tekrar seçimlere gitti. Ve ülkenin yeni cumhurbaşkanı Ellen Johnson oldu. Ilımlı bir politika izlemeye çalışan Johnson, ülkeyi özellikle güvenlik konusunda refaha kavuşturmak için yüz bin savaşçıya silah bıraktırdı anlaşma ile. Ve sonucu olarak 2011 Ellen Johnson Nobel Barış ödülü aldı.

        Sonuç olarak Liberya, kapitalist dünyanın çağımıza hediyesi olan çok sayıdaki ülkelerden biridir. Bu dünyanın felsefi temelleri, yani liberal sistemi dünyamız insanlarının sırtlarında taşıma imkanı, Liberya halkının limanlarının ve kauçuk çiftliklerinin yabancılara daha fazla ne kadar kullandırılabilecekse o kadardır. Yakın bir dönemde iç savaşın patlak vermesi muhtemel olan Liberya’nın olduğu kadar , tüm dünyanın da vicdanının sesi doğrultusunda hareket eden ve adalet kavramını önceleyen bir siyasi yaklaşıma ihtiyacı bir zorunluluğa dönüşmüş durumdadır.

İbrahim SAKIN

Dipnotlar:

⦁ Ahmet Kavas- Afrika’da Sömürgeciliğin XIX. Yüzyılın İkinci Yarısına Kadar Kurulmasında Osmanlı Devletinin Rolü
⦁ Ahmet Kavas- Afrika’da Sömürgeciliğin XIX. Yüzyılın İkinci Yarısına Kadar Kurulmasında Osmanlı Devletinin Rolü
⦁ Ahmet Kavas – Kan Gölündeki Hürriyet ; Liberya- Anlayış Dergisi- Eylül 2003
⦁ Ahmet Kavas – Kan Gölündeki Hürriyet ; Liberya- Anlayış Dergisi- Eylül 2003
⦁ US Department of State- Lİberia- 17.02.2012

KAYNAKÇA
⦁ İHH – Liberya Müslümanları-2014
⦁ Ahmet Kavas- Afrika’da Sömürgeciliğin XIX. Yüzyılın İkinci Yarısına Kadar Kurulmasında Osmanlı Devletinin Rolü
⦁ İzzettin Artokça – Afrika Ülke Raporları- Liberya Cumhuriyeti-2013
http://www.mfa.gov.tr/liberya-siyasi-gorunumu.tr.mfa
http://www.mfa.gov.tr/turkiye-liberya-siyasi-iliskileri-.tr.mfa

İbrahim SAKIN

İbrahim SAKIN

Genç İDSB Ülke Masaları projesi kapsamında çalışmalarını sürdüren İbrahim Sakin, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü’nde eğitimine devam etmektedir. Ülke Masaları, Afrika bölgesinde görevine devam etmektedir. Ayrıca Afrika Boynuzu ve Oryantalizm üzerine çalışmalar yapmaktadır.

Yorumlar

Yorum Yapın! Yorumlarınız bizim için önemli bir yorum yapın!

Yorum Yapın!

Bilgileriniz Güvende! Mail adresiniz ve kişisel bilgileriniz paylaşılmayacaktır. *