Ulus Devlet Kavramı ve Avrupa Birliği Özet   Ulus devlet kavramı esasen bir 20.yy kavramıdır. Öncesinde dünyada belirli hegemon imparatorluklar bulunmaktaydı ve insanlarda da devletlerde de bir ulus bilinci yoktu. Bunun da ekonomik ve siyasal olarak birtakım sebepleri vardır. Tarımsal düzen; ekonominin başlıca karakteristik özelliğidir. Toprağa dayalı bir üretim yapısı içerisinde toplum köylü ve burjuvazi sınıfı olarak ayrılıyordu. Siyasal anlamda mutlak bir hükümdarın olduğu monarşik bir sistem vardı. Fransız Devrimi ile beraber tüm dünyayı etkisi altına alan bir milliyetçilik rüzgârı esmeye başladı. Sanayi devriminin de etkisiyle toplumlar ekonomik ve siyasal sisteme karşı bir meydan okumaya başladılar. Yaşanan bu gelişmeler klasik

Kader Coğrafi Midir?

  bn-i Haldun mekân ve iklimde, Montesqueieu iklim teorisi’nde “Coğrafya’nın insanın ve kurumlarının kaderi” olduğu hususuna değinmiştir. İlk çağdaki öncüller arasında Eratosthenes, Strabon, Batlamyus zikredilir. Coğrafi keşiflerin arifesinde ve sonrasında Jean Bodin, Mareşal Vauban, Montesqueieu, Turgot sayılmaktadır. Turgot’un Siyasi Coğrafya etütleriyle beraber Sami Öngör’ün Siyasi Coğrafya ve Jeopolitik makalesinde belirttiği üzere Siyasi Coğrafya, ‘coğrafyanın muhtelif tabii ve beşeri ilimlerle münasebetlerini içine almaktadır. Evvela tabii ilimlerin, sonra tarih, ekonomi ve siyasi ilimlerin doneleri ile siyasi hadiselerin dünya üzerindeki dağılışını ve çeşitli hadiseler arasındaki münasebetlerini izah etmek fikri ortaya çıkmıştır’. Siyasi coğrafya ilmi içerisinde dış politikaya dair ilgi, amaç ve niyetlerin ortaya çıkmasıyla Jeopolitik doğmuş

    elki de medeniyetlerin ilk ortaya çıkışından beridir var olan bir olgu olarak “sen ve ben” ilişkisi; ister sosyal ister politik ister ekonomik manada ele alınsın asıl olarak karşımızdakinden yola çıkarak kendimizi tanıtmamız ve tanımamız gerçeğini ortaya koyar. Tam da bu noktadan yola çıkarak günümüz “Doğu-Batı” karşıtlığına veri olan “Oryantalizm”i kısaca açıklayabiliriz.  Oryantalizm genel hatlarıyla 17. Ve 18.yy da ortaya çıkmış bir “olgu”dur. Bu olgu bütünü Batı’dan olup Doğu’da ister filoloji alanında ister tarih alanında ister sosyoloji alanında çalışma yapan bilim insanlarının tümünü kapsayan bir yapıdır. Bize “muasır medeniyetler seviyesine çıkmalıyız” dedirten Batı; 17. Ve 18. Yüzyılda kendisinde biriken bu

Ulus Devlet Kavramı ve Avrupa Birliği      Ulus-devlet kavramı esasen bir 20.yüzyıl kavramıdır. Öncesinde dünyada belirli hegemon imparatorluklar bulunmaktaydı ve insanlarda da devletlerde de bir ulus bilinci yoktu. Bunun da ekonomik ve siyasal olarak birtakım sebepleri vardır. Tarımsal düzen; ekonominin başlıca karakteristik özelliğidir. Toprağa dayalı bir üretim yapısı içerisinde toplum köylü ve burjuvazi sınıfı olarak ayrılıyordu. Siyasal anlamda mutlak bir hükümdarın olduğu monarşik bir sistem vardı. Fransız Devrimi ile beraber tüm dünyayı etkisi altına alan bir milliyetçilik rüzgârı esmeye başladı. Sanayi devriminin de etkisiyle toplumlar ekonomik ve siyasal sisteme karşı bir meydan okumaya başladılar. Yaşanan bu gelişmeler klasik anlamda

Makaleler

Kader Coğrafi Midir?

  bn-i Haldun mekân ve iklimde, Montesqueieu iklim teorisi’nde “Coğrafya’nın insanın ve kurumlarının kaderi” olduğu hususuna değinmiştir. İlk çağdaki öncüller arasında Eratosthenes, Strabon,

    elki de medeniyetlerin ilk ortaya çıkışından beridir var olan bir olgu olarak “sen ve ben” ilişkisi; ister sosyal

Ulus Devlet Kavramı ve Avrupa Birliği      Ulus-devlet kavramı esasen bir 20.yüzyıl kavramıdır. Öncesinde dünyada belirli hegemon imparatorluklar bulunmaktaydı

frika ülkelerinin tarihlerine şöyle bir göz atan bir kişi bu ülkelerdeki sömürgecilik düzeyini az çok tahmin edebilmektedir. Dünya sisteminin değişen

Raporlar

M.Ö. 2. yüzyıldan beri Türklerin vatanı olan bu topraklar üzerinde, günümüzde bu milletin insanlarına karşı etnik ve dinî baskı ve

Malezya

İslamiyet’le genelden farklı olarak savaş ile değil tüccarlar vesilesi ile tanışmış bir ülke olarak Malezya, farklı dinlerden ve kültürlerden insanların

Tunus, Kuzey Afrika’da bulunan ve stratejik olarak önemli bir ülkedir. Birçok sanayi kolunu ülkede bulundurması ve Afrika’nın Akdeniz’e açılan kapısı

Yemen

Tarihi refah ve saadet merkezi olan, “Mesut Arabistan” olarak adlandırılan Yemen günümüzde altı parçaya bölünmüş, tüm enerjisini siyasi istikrarsızlıklarla, terörle,